sağlıklı beslenme

“Hayatımda hiç diyet yapmadım” diyebilirdim -geçen seneye kadar-.
her zaman hareketli olmayabiliyor hayatımız ve bazan bu yavaşlamayla birlikte haftasonları gidilen uzun kahvaltılar, en sağlıklı zeytinyağından bile olsa bol yağlı yemeklerin, öğünlerin sayısı artınca ister istemez kaçınılamaz olan başa geliyor…
Belimizdeki zamanla biriken yağlara Bill Cosby “aşk baloncuklarım” diyorsa da göbeğinizin ne aşk ne de aş hayatınıza faydası yok…

Zoraki bir ağırlık ve diz ağrılarınızdan doktora gittiğinizde size romatoid artrit demekle kalmaz, “bel fıtığına doğru gidiyorsun dikkat et” de diyebilir. Tıpkı bana dendiği gibi…

ister fakir ister fukara yemeklerden sonra yakMA bi sigara
Sigarayı bırakalı 13 yılı devirdik. Zor fakat mecburi bir süreç geride kaldı. Hastaneye gittiğimde koridorlarda göğsüne bastırdıkları solunum toplarıyla bir elleriyle serum takılı tekerlekli askıyı ite ite hırıltılar içinde acı çekerek yürümeye çalışan hem yaşlı hem genç insanları gördüğümde sigara içen bizlerin birgün sonumuzun bu şekilde olacağını gözlerimde canlandırmama bile gerek kalmadı…
düşünsenize gece hırıltılarla boğuluyormuş gibi uyanıp size verilen oksijen tüpünün maskesini aranıyorsunuz.
Oysa “ister fakir ister fukara yemeklerden sonra yak bi sigara” tekerlemesiyle yetişti bir nesil.
Günümüzde daha bilinçli, daha duyarlı, gerek kendi sağlığına gerek çevreye daha saygılı bir nesil yetişsin istiyorsak bu da kişinin kendinden başlıyor.
21 yaşımda ilk sigaramı kötü arkadaş teşvikiyle içmiştim. Hiç bir faydası olmadığını bile bile..
O zamanlar atletizm yapıyor oluşum, yüzücü ve güreşçi oluşum beni mutlaka korumuştu zararlı alışkanlıklardan.
Turizm sektörüne girip de uzun saatler çalışınca bu illet elimizden düşmez olmuştu. Hatta gece çişe kalktığımda elimdeki sigaraya bakıp “kim yakmış bunu ?” diye şaşırdığım “madem yanmış içeyim de yatayım” dedikten sonra bir tane, bir tane daha diye uykuyuda dağıttığım sabahlara vardığım da olmuştur.

Hatta bir keresinde yorgunluktan koltuğa uzanmış ve elimde sigarayla uyuyakalmışım. Pamuklu yanık kokusuyla uyandım ve tişörtümden dumanlar çıktığını gördüm..

Ben de azcık yanmıştım ve sigara tiryakisi tek başına yaşayan yaşlıların evlerinde nasıl yangına kurban gittiklerini o gün anladım.

Herşey beyinde
Yaramaz bir alışkanlık… Bu gün, Şu gün derken o gün sigarayı içmedim… ondan sonraki gün ve günler… Sigara vücudumdan uzaklaştıkça sinirli hatta saldırgan derecede asabi oldumsa bile çıktığım yürüyüşlerle kendimi sakinleştirdim.
Zira sigarayı bırakınca sporla, yürüyüşle bunu desteklemelisiniz.
Eczanelerde sağda solda satılan nikotin bantları, ilaçlar fasa fiso… Herşey beyinde bitiyor.

nerde trak orda bırak
Daha önce her biten sigarayla beyinde başlayan “bir sonrakini ne zaman yakacağınıza” dair düşünceler…
Yani her sigarayı söndürdüğünüzde beynininiz bir sonraki sigaranızı ne zaman yakacağınıza dair senaryolar üretiyor bilinç altında.
bundan da tamamen kurtulmak için azaltarak bırakmak yerine trak diye bırakmalısınız bu zehiri.
Her olur olmaz her moral bozukluğunda sebeb yaratıp yakmayın, o duruma düştüğünüzde kendinizi yola vurun, uzun yürüyüşleriniz olsun.

Atın arpadan olmasın ölümü
Doğal olarak iştah artar sigarayı bırakınca ve sürekli açlık hissedersiniz.
Kilo almak istemeseniz de şişmanlar ve ağırlaştıkça vücudunuzu taşımakta zorlanırsınız.
Kilo vermek için profesyonel destek almanın vakti geldiğine ise o kadar yoğun koşuşturmalara rağmen gitgide artan kilolarımdan kormaya başlamamla oldu.
Beni seven böyle sevsin…
kilo verdikten sonra “çok iyi olmuşsun, çok güzel oldun” diyenler önceden çok çirkindim de sevdiğiniz için ses çıkarmadığınız… itiraf edebilirsiniz şimdi…
Önce devlet hastanesinde dahiliye servisinden randevu alıp doktora göründüm. Sürekli aldığım kiloların arkaplanında gizli şeker, çalışmayan tiroid bezi vb bir arıza mı var diye kan tahlilleri yapıldı ve “kiloya bağlı olarak yüksek çıkan kolesterol dışında herşey normal” dedi doktor. Kilo vermek mi istiyorsun al seni diyetisyene havale ediyorum dedi ve diyetisyene sevk yaptı.

Ne yiyorsan Osun

DR. Ayşegül Çoruhlu - Alkali Diyet

Alkali diyet nedir? nasıl alkali olunur ? merak edenler için… şiddetin her türüne karşı olsam da bu kitabı şiddetle diyet yapan yada bir şekilde göbek eritmeye çalışan arkadaşlara tavsiye ederim.. ne kadar bilseniz az.

Aslında tonlarca para verip özel doktorlara gidenler normal bir devlet hastanesinde bir diyetisyene de gitseler aynı şeyi söyleyecek size.. Bana gelseniz ben de aynı şeyi söylerim. Ama dinlemezsiniz.. İlla ki bir doktorun, bir diyetisyenin söylemesi lazım…

Diyetisyen şöyle bir baktı, tarttı, ölçtü… “neler yiyorsunuz anlatın” deyince köyde yaşadığımı herşeyin doğalını, zeytinyağının en iyisini yumurtanın yoğurdun en tazesini yeşilliğin en dirisini yediğimi söyledim. “Alkol ?” eh tabii haftanın iki veya üç günü mangal yanarken oluyor…

Diyetisyen bu arada kağıtlara bişeyler karalıyordu. Acaba özel doktorlarda ilaç yazdıran bazı tanıdıklara yazdıkları ilaçlardan mı yazıyor ?  derken bana bir liste uzattı ve “bunları yiyoruz, işte şu kadar kalori alabilirsiniz, boy / kilo ve yaptığınız işe göre 2 ayda kilo verebiliriz beraber çalışırsak” dedi. Listeye baktım.. amanın ! Normalde sabahları üç dört haşlanmış yumurta yerken listede bir tane diyordu… Şeker ve şekerli gıdalar, tuz tamamen yasak… Diyetisyene bakıp “bunları dedim yemekten önce mi sonra mı yiyeceğim ?” gülümsedi “hayır, bütün yemek bu” dedi… “ama…” dedim “tarlada süzülüp kalırım, bütün gün taş atıyorum, tarla sürüyorum“. Yok dedi bişey olmaz ama sanırım acıdı bana ve ince dilim tam buğday ekmek ekledi öğünlere. Bir de gıda dönüşüm tablosu verdi.. Mesela ekmek yerine her dilim için iki dilim bulgur pilavı gibi…
herneyse.. Teşekkür edip 2 ay sonraya gün aldım ve Söke sokaklarında minibüs durağına yürürken köşede bir kitapçıya daldım… Orda tamamen tesadüf bir şekilde Ayşegül Çoruhlu‘nun Alkali diyet kitabına rastladım.
Hemen bir kitap aldım tabi…

Diyete başladım ve üçüncü günün sonlarında doktorun yazdığı listedekileri yiyince doymaya başladığımı hissettim… Zaten 1 ölçü protein alıyorsanız 3 ölçü yeşillikle dengelemelisiniz ve o yeşilliği yiyip suyu da içince şişiyor mu nedir yer kalmıyor… Demek ki olacak…

Aradan zaman geçti… Bu arada aldığım kitabı okurken insülin direncinin ne olduğunu nasıl kırılacağını, vücudun içinde asit dengesinin nasıl sağlanacağını kilo vermek için uygun şartların nasıl oluşturulacağını detaylı bir şekilde çizim ve grafiklerle açıklandığını gördüm.

2 ayda 13 kilo
Sökedeki diyetisyenin dediklerini harfiyen uyguladım desem doğrudur. Genç diyetisyen “her gün bir saat yürümelisiniz” deyince “ben eski atletim koşsam da olur” deyince “koşmamalı, yürümelisiniz” demişti ki kitapta da yürümenin koşmaya karşın kilo vermede daha etkili olduğu yazıyordu yanlış hatırlamıyorsam… Aradan zaman geçti ve iki ay gibi bir sürede 13 kilo verdim…

Beyne dikkat ! beyni yakmayın, onu yağlayın…

Tabii hızlı kilo vermek hafızada bozukluğa, sinirlilik ve unutkanlığa yol açmasın diye hergün Omega 3 takviyesi olarak 2 adet balık yağı tabletini yemeklerle aldım. B vitamini kompleks tablet olarak aldım. Bol bol su içtim, her litreye yarım çay kaşığı gelecek şekilde suya karbonat karıştırıp içtim.
Tuz alımını çoğu diyetisyen yasaklıyorsa da kitapta bunun nedenlerini anlatıyor… Bakkallardan aldığımız tuz sodyum ve klor minerali içeriyor iyot ilaveli yada ilavesiz.. Oysa kaya tuzunda ve deniz tuzunda sekseniki mineralin bileşimi var diyor ve açıklıyor…
ille de canım tuzlu çekince himalaya tuzu aldım, tatlı çekince de meyvelerle yetindim…
bir keresinde tişört satan yaşlı bir amca nası oldu da inceldin deyince her gün bir saat yürüdüğümü, diyet yaptığımı anlattım… O da bana “ben hergün bir saat yürüsem diyet yapmama gerek yok ki” dedi… gülümsetti beni…
Alkali diyetin başlarda inanmasam da faydasını gördüm…
Diyetisyene “en sağlıklısını yiyorum, beslenmeme dikkat ediyorum” dediğimi bana “evet ama çok yiyorsun” dediğini hiç aklımdan çıkarmıyorum.
can boğazdan gelir ve boğazdan gider…

hızlı kilo verirken göbekte ve diğer bölgelerde sarkma meydana gelir. Bunu en aza indirmek için spor şart…

Aylar sonra, giremediğim pantolonlarımı ve yesyeni diğer elbiselerimi giyerken; bir kez daha önceden ne kadar şişman olduğumu farkettim.
Obezden morbid obeze geçerken buna dur demek yine sizin elinizde..

Ama mutlaka profesyonel destek almanın, bir diyetisyene görünmenin zamanı geldiyse ihmal etmeyin…

“Eğer tüm vücut bölümleri ılımlı düzeyde kullanılır ve egzersiz yaptırılırsa sağlıklı olur, iyi gelişir ve geç yaşlanılır, eğer kullanılmaz ve kendi haline bırakılırsa hastalıklara yatkın olur, sağlıksız gelişir ve hızlı yaşlanır”

Hipokrat, M.Ö. 5. yüzyıl